Klinik Psikolog Murat Abaoğu’nun açıklamaları, Sonsöz Gazetesi’nde Goncagül Konaş’ın haberinde yer alıyor, modern yaşamın görünmeyen fakat giderek büyüyen sorunlarından biri olan zihinsel yorgunluğa dair önemli değerlendirmelerde bulunuyor. Günlük yaşamın yoğun temposu, dijital dünyanın sürekli uyarıcı bombardımanı ve artan sorumluluklar bireylerin bilişsel kapasitesini zorladığını ifade eden Abaoğu, zihinsel yorgunluğun yalnızca bireysel değil, toplumsal bir gerçeklik haline geldiğini vurguladı. Bu durumun fark edilmesi ve profesyonel destekle ele alınması gerektiğini söyledi, bu yüzden terapi süreçlerinde danışanlarından sıkça benzer ifadeler duyduğunu belirtti.
“Artık düşünmek bile ağır geliyor hocam”, diye yanıt veren danışanları, Abaoğu’na bu ifadeleri seslendiriyor. Bu benzer ifadeler modern insanın en sessiz ama en yaygın sorunlarından birine işaret ediyor. Psikolojide bunun adı zihinsel yorgunluktur, diyor Abaoğu. Zihinsel yorgunluğun psikolojide bilişsel kapasitenin aşırı kullanımına bağlı gelişen bir tükenmişlik hali olarak tanımlandığını, belirtiler hakkında şu bilgileri verdi: ağır düşünme hissi, konsantrasyon eksikliği, sürekli yorgunluk.
Dijital dünyanın sürekli uyarıcı bombardımanı, bitmeyen sorumluluklar ve duygusal yükler insan zihnini görünmez biçimde tüketiyor. Günlük yaşamın temposu, gündelik e-postalardan sosyal medya bildirimlerine kadar sürekli bir uyarıcı akışı oluşturuyor. Abaoğu, “Bu, zihinsel yorgunluğun temelini oluşturuyor, çünkü beynimiz sürekli uyarı alıyor ve dinlenmeye zaman bulamıyor” diyerek durumu belirtiyor. Bu durum sadece bireysel bir sorun değil, aynı zamanda toplumsal bir yük olarak da hissediliyor.
Çoğu kişinin zihinsel yorgunlukla baş etmek için kullandığı yöntemler arasında derin nefes alma, kısa yürüyüşler ve dijital detoks yer alıyor. Abaoğu, “Bu yöntemler geçici rahatlama sağlar ama kalıcı çözüm için profesyonel destek gerekir” şeklinde ekliyor. Terapistler, bireylerin bilişsel kapasitesini yeniden dengelemek için bilişsel davranışçı terapi, mindfulness ve stres yönetimi tekniklerini öneriyor. Bu süreçte danışanlar, zihinsel yorgunluğa karşı nasıl bir yol haritası izlemeleri gerektiğini öğreniyor.
Sonunda, dijital çağın getirdiği bu sessiz yorgunluğun farkında olmak ve erken müdahale etmek gerekiyor. Sürdürülebilir bir yaşam için zihinsel sağlığı korumak, hem birey hem de toplum için kritik bir adım. Bakalım bundan sonra bu konuda toplumda farkındalık artacak mı, yoksa “hadi, yine aynı yorgunlukla mı karşılaşacağız?” diye sorulacak mı?
Kaynak: Orijinal Haber